Menu
Bel Ağrıları

Bel Ağrıları Nedenleri

Bel ağrıları günümüzde hemen her insanda ortaya çıkmaya başladı ve bu durum görmezlikten gelinebilecek kadar basite alınmamalı.

Omurga ya da Pelvis Kemiklerinden Kaynaklanan Ağrılar

Omurgada Kanal Darlığı
Bel Kayması
Travmaya Bağlı Kırıklar
Tümörler

1- Omurgada Kanal Darlığı

Omurilik, omur gövdelerinin arkasındaki kanalda bulunan bir yapıdır. Başın hemen alt kısmından başlayarak aşağıya uzanır. Omurgada boyun, göğüs, bel ve sakral bölge olmak üzere 4 ayrı omur grubu vardır. Omurilik kanalı daralması daha çok bel ve boyun bölgesinde görülür. Bel bölgesinde 5 adet omur vardır. Bu bölge beden ağırlığının en çok yoğunlaştığı omurga bölgesidir. Burada yer alan diğer anatomik oluşumlar; omurlar arasında bulunan disk (bel fıtığı bu yapıdan oluşur), omurların birbirleriyle eklem yaptığı faset eklemler, omurların gövdesinin arkasından geçen kuvvetli bağ dokusu ve omurilik kesesi arkasında yer alan sarı bağdır.

Omurilik kanalı daralması, omurların hemen arkasında yer alan omurilik kanalının çepeçevre daralarak, yukardan aşağı içinden geçen omuriliği çeşitli seviyelerde sıkıştırması ve beraberinde de sinir köklerine yaptığı basıya denir. Bel omurilik kanalı daralması dejeneratif bir süreçtir. Bu sürece yukarıda sayılan tüm yapıların dejeneratif değişimleri katkıda bulunur ve hasta bir süre sonra dar kanal sorunu ile karşı karşıya kalabilir. Omurlar arası disklerin yaşlandıkça su içeriğinin azalması, aşırı kilolu hastalarda faset eklemlerin içe doğru büyümeleri, omurlar arkası bağın kalsifiye olarak (kireçlenerek) omuriliği önden, omurilik arkasında yer alan sarı bağın kalınlaşarak arkadan bası yaratması bel omurilik kanalı daralmasında ana etkenlerdir.

Belirtileri:

Belde omurilik kanalı daralması, yavaş gelişen bir süreçtir. Bu nedenle ilk başta şikayetlere ve bulgulara neden olmayabilir. Ancak hastalık ilerlediğinde hastaların yaşam kalitesi bozulur, günlük aktiviteleri belirgin derecede kısıtlanır. Hastalarda bu klinik tablo ortaya çıktığında çoğunlukla omurilik kanal çapı belli bir derecenin üzerinde daralmış, omurilik ve ondan çıkan sinir kökleri sıkışmış, durumdadır.

Hastalarda sırt, bel ağrısı, ayaklarda güç kaybı ve uyuşma görülebilir. Hastalarda en belirgin bulgu belirli bir mesafe yürüdükten sonra bacaklarda ortaya çıkan kramp ve kasılmalardır. Zamanla bu bulguların ortaya çıktığı mesafe azalır ve çok ileri dönemlerde hastalar ev içindeki yürüme dönemlerinde dahi bacaklarda kramp ve kasılma sorunlarıyla karşı karşıya kalırlar. Yürümekte olan hastalar kramp ve kasılma meydana geldiğinde dinlenirlerse şikayetleri azalır. Sonra tekrar yürümeye başladıklarında yine aynı sorunla karşı karşıya kalırlar. Hastalarda bel ve kalçadan başlayıp bacağa, ayağa yayılan ağrı olabilir.

Bel omurilik kanalı daralması olan hastalar, sırtüstü yatmakta güçlük çekebilirler. İleri dönemlerde bu hastalarda, öne eğilerek yürüme eğilimi ortaya çıkar. Çünkü hasta öne eğilerek omurilik kanalını istemli olarak biraz daha geniş olan bir duruma getirmek ister.

Tanı Yöntemleri:

Direkt grafide bel bölgesi omurlarının dizilimi ve radyolojik anatomik yapısı, sinir köklerinin çıktığı kanalların çapı, dejeneratif değişiklikler, omurlarda kaymanın olup olmadığı, bel omurları ve sakrum bölgesi anatomik ilişkisi değerlendirilir. Bel omurlarının bilgisayarlı tomografisi veya 3 boyutlu rekonstrüksiyonlu bilgisayarlı tomografisi ise yukarıda söz edilen bilgileri daha ayrıntılı verir. Ayrıca 3 boyutlu görüntüler omurilik kanalı içini görsel anlamda daha detaylı tanımlamaya yardımcı olur. Ayrıca bilgisayarlı bel omurga tomografisi, ameliyatta bazen kullanılması gereken vidalar ve çubuklar gibi omurgayı sabitleyici sistemlerin hangi boyutta kullanılacağını belirlemek için ölçüm yapmak amacıyla da gereklidir. Ancak son yıllarda altın standart tanı yöntemi bu bölgenin manyetik rezonans görüntüleme ile incelenmesidir. Manyetik rezonans görüntüleme omurlar arası mesafede yer alan disk yapılarını, omurların birbirleriyle eklem yaptıkları faset eklemleri ve yine omurları bir arada tutan bağ yapılarını, omurilik kesesini ve buradan çıkan sinir köklerinin anatomik durumunu değerlendirmek için vazgeçilmez bir tanı aracıdır. Bu tetkikte görülen omurilik kanal çapının belirli bir düzeyin altına düşmüş olması, hastalığın oldukça ilerlediğinin bir işareti olarak kabul edilebilir. Elektrofizyolojik inceleme dediğimizde ise ilk akla gelen, elektromiyografi kısaltılmış adıyla (EMG) dir. EMG ile omurilikten çıkan hangi sinir kökünün bası altında kaldığı ve periferik sinirler değerlendirilir. EMG bazen de başka hastalıklarla ayırıcı tanıda yardımcı tanı aracı olarak kullanılır.

Tedavi Seçenekleri:

İlerlememiş olgularda hastalara cerrahi olmayan yöntemler yani yatak istirahati, ilaç tedavisi, fizik tedavi, spinal enjeksiyonlar uygulanabilir. İlaç tedavisinde basit ağrı kesici ilaçlardan narkotik grubu çok şiddetli ağrı kesici ilaçlara kadar bir çok ilaç kullanılabilir. Ancak bunların gerekliliği ve hangisinin ne dozda kullanılacağı hekimin karar vermesi gereken bir durumdur. Epidural enjeksiyon uygulaması da cerrahi dışı tedavi yöntemlerinden biridir. Bu uygulamada sinirleri saran zar tabakası dışındaki epidural boşluğa kortikosteroid (kortizon) uygulanır. Eğer başarı sağlanırsa daha sonra tekrarı gerekebilir. Fizik tedavi uzmanının kararı sonrası yapılacak olan fizik tedavi uygulamalarında ise ağrıyı kesmek veya tolere edilebilir düzeylere kadar azaltmak, kasları güçlendirme ve hareket serbestliği sağlamak temel amaçlanır.

Ancak nörojenik kladikasyon dediğimiz hastanın zamanla yürüyüş mesafesinin azalması ve beraberinde bacaklarda kramp ve kasılma varsa, bacaklarda kuvvet kaybı durumunda, idrar torbası ile bağırsak problemi olan ve hastanın yaşam kalitesinin düştüğü durumlarda cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi tedavi günümüzde gelişmiş teknolojik olanaklarla ve özellikle ameliyat mikroskobunun beyin cerrahisi pratiğinde kullanılırlığının artmasıyla daha konforlu ve başarılı yapılır hale gelmiştir. Cerrahide amacımız omurilik kesesi ve içindeki sinirlere olan basının kaldırılmasıdır. Bu ameliyatın tıp literatüründeki adı, lomber dekompresyon ameliyatıdır. Omurganın arka çatısını oluşturan her iki yandaki kemikler ve sarı bağ dokusu alınarak omurilik kesesi rahatlatılır. Uygun olan olgularda ise omurganın dinamiğini daha fazla bozmamak için bir taraftan yaklaşım yapılır, yani omurganın arkasında bir taraftan kemik doku çıkarılır ancak her iki tarafta da mikroskop altında genişletme ameliyatı yapılır. Bel omurilik kanalı daralması ileri dejeneratif bir süreç olduğundan hastaların bazılarında omurların birbiri üzerinde kayması söz konusu olabilir. Bu durumda omurilik gevşetme ameliyatına ek olarak hastanın kayan omurlarının sabitlenmesini sağlayan vida uygulaması gerekebilir. Hastalar ameliyat sonrası dönemde bel sağlıklarına dikkat etmeli ve bel ağrısı yaratacak aktivitelerden sakınmalıdır. Gelecekteki bel sağlığını etkileyen diğer 2 önemli etken ise önerilen egzersiz programlarına sürekli devam etmek ve kilo almamaya özen göstermektir.

2- Bel Kayması

Bizi taşıyan omurga dediğimiz kemiklerimiz vardır. Bu kemiklerin iç yüzeyleri ve dış yüzeyleri bir çizgi halinde giderler ve birbirinin tam üstünde olacak şekilde birbirlerini takip ederler.

Eğer bu omurgalar üzerinde kayma olursa bu omurgalar üzerindeki düz çizgi bozulur. Bunun sonucunda bir omurga diğerine doğru daha öne çıkar. Bel kayması denilen olay temelde bundan ibarettir.

Bu kayma olayı sonucunda bu omurganın arkasından geçen omuriliğimiz sıkışır ve her iki bacakta ağrı, uyuşukluk yanma gibi hisler meydana gelir. Yürürken sık sık durmak zorunda kalırız.

Bu bel kayması doğuştan oluşabileceği gibi bir düşme, kaza veya ağır doğum sonucunda da oluşabilir.

Çocukken genellikle hepimiz bir şekilde düşmüşüzdür. Bu tip kazalarda belimizde bir kayma oluşabilir. Bu kayma bir ömür boyu sabit kalabilir veya hayatımızın bir döneminde hareketli hale gelebilir.

Özellikle bayanlarda menapoz sonrası veya erkeklerde de kemik erimesi sonrası bu kayma aktif hale gelir ve daha hareketli olmaya başlar.

Bel Kayması Belirtileri Nelerdir?

Bel kayması rahatsızlığının en tipik belirtisi yürürken sık sık durma ihtiyacı hissetmektir. Yürürken birdenbire bacaklarımıza bir ağrı girer ve durmak zorunda kalırız. Biraz dinlendikten sonra tekrar rahatlıkla yürür hale geliriz.

Yürürken çok kısa süreler içerisinde durmak belde bir kanal darlığının işaretidir. Kanal darlığı ise genellikle bel kayması ile de oluşan bir rahatsızlıktır.

Bunun dışında her iki bacakla uzun süre ayakta durmakla, uzun süreli oturmakla oluşan uyuşukluklar ve yanmalar bel kayması için belirti olabilecek niteliktedir.

Geceleri bacaklara sık sık kramp girmesi ve sık sık tutulması yine bel kaymasının bir belirtisi olabilir.

Kaymasının Tedavisi Nasıl Olur?

Bel kayması tespit edildikten sonra bu bel kaymasının hareketli olup olmadığına bakılır. Bel kayması oluşmuş ve de hareketsiz bir halde ise buna mutlaka müdahale edilmesi gerekmez. Ama bel kayması hareketli ise hastanın mutlaka ameliyat olması gerekir. Yoksa bu hareketli olan bel kayması hastanın bir süre sonra yürümesini tamamen engeller ve kişiyi evine ve koltuğuna bağlı hale getirebilir, daha da ilerlerse cinsel güç kaybı veya idrar kaçırma gibi istenmeyen getirileri olacaktır.

Bel kayması ameliyatları en çok korkulan ameliyatlardandır. Halk arasında platin ameliyatı ya da vida ameliyatı diye bilinen bu ameliyatlarda, gelişen teknoloji ve robotik cerrahi sayesinde sakat kalma ve felç olma riski tamamen ortadan kalkmıştır. Bu teknoloji sayesinde vidanın nereye gitmesi gerektiği önceden planlanmakta ve ona göre vidalar yollanabilmektedir. Böylelikle bu ameliyatı olacak hastalar son derece rahat ve sakat kalma veya felç olma riski olmadan ameliyata girebilmektedirler.

3- Tümörler

Omurga tümörleri omurga ve omuriliği oluşturan kemik sinir yumuşak doku gibi herhangi bir yapısından gelişebilen tümörlerdir. Tümörler omurganın boyun, sırt, bel kuyruk sokumu gibi her bölgesinde yerleşebilirler.

Omurga Tümörlerinin Belirtileri

Omurganın ilgili bölgesinde oluşan ve aşağı yukarı yayılabilen ağrıdır (boyun, bel ağrısı gibi). Ağrı özellikle gece ortaya çıkabilir ve fiziksel aktivite ile artabilir. Tümörün direct omurilikden kaynaklanmsı durumunda veya vertebradan kaynaklanan tümörün omuriliğe baskı yapması durumunda ise omurilik bası bulguları görülebilir. Bunlar basının olduğu yere gore değişirler. Kol ve bacaklarda, göğüs bölgesinde uyuşma, el, kol ve bacaklarda kuvvet kaybı ve yürümede güçlük gibi bulgular ortaya çıkabilir.

Omurga Tümörlerinin Ortaya Çıkma Şekilleri

Tümörlerin kaynağı iki türlüdür. Bunlardan birincisi omurga ve omuriliğin yapısını oluşturan hücrelerden kaynaklanan tümörlerdir ve primer tümörler diye adlandırılırlar. İkincisi ise vücudun diğer taraflarında gelişen tümörlerin (meme, prostate vs.) tümörlerin sıçraması ile omurga da gelişen tümörlerdir ve metastatik tümörler diye adlandırılırlar.

Metastazik Tümör

En sık görülen ve öncelikle cismi daha sonra pedikülleri tutan tümörlerdir. Kanser hikayesi, açıklanamayan kilo kaybı ve 50 yaş metastazik tümörler için alarm bulgulardır. Ana şikayet ağrıdır. Genellikle osteolitiktir ve %30 dan fazla harabiyet oluşturmadıkça genelde bulgu vermezler. Meme akciger prostat metastazları en sıktır. Öncelikle lomber daha sonra sırasıyla torakal, servikal ve sakral bölge tutulur. Kötü prognoz işaretleri: nörolojik disfonksiyon, proksimal lezyonlar, uzun süreli semptomlar ve metastazın hızlı büyümesi Tümör destabilize edici, progresif veya spinal kord veya kauda ekina disfonksiyonu olmadıkça RT ve Kt tedavinin temelidir. RT cevapsız noröşojik disfonksiyon, RT ragmen inatçı ağrı, tanısal biyopsi ve patolojik instabilite cerrahi endikasyon içermektedir. Anterior dekompresyon ve stabilizasyon veya çepe çevre kombine anterior ve posterior stabilizasyon.

Primer Tümör

Osteid osteoma: Çoçuklarda ağrılı skolyoz ile beraber ortaya çıkar. Skolyoz tipik olarak rijid ve hızlı ilerleyicidir. Klasik olarak kemik yapımı ile giden tümördür.

Ağrı tipik olarak aspirin ile azalır. osteoid osteoma kendini sınırlar nidus 1,5 cm ebatındadır. Lezyon 2 cm ise osteoblastomdur. 11 çoçuklarda erken rezeksiyon skolyoz geriler( lezyon hemen her zaman posterior tutulumludur ve tipik olarak konveks tarafın apeksindedir). En sık proksimal femur , tibia diafizi ve omurga( lomber>servikalZtorakal). Skolyoz yok ise tedavi NSAİİ dir. Ağrı azalmıyor ise cerrahi.

Osteoblastom: Büyük boyuta ulaşabilir. Kendini sınırlamaz. En sık servikal daha sonra lomber torakal sakral Posterior tutulum ve nörolojik tutulum(%50) vardır. Kemik sintigrafisi daima pozitiftir. Tanıda önemlidir. Posterior rezeksiyon ve posterior fizyon gerekir.

Anevrizmal kemik kisti: Daha agresif tm dejenerasyonu olarak ortaya çıkar. 2. Dekadta ortaya çıkış tipik Posterior tutulumlu. Ancak anterior tutulumda olabilir. Ted eksizyon veya RT

Hemanjiom: tipik olarak asemptomatik hastalarda görülür. En sık görülen iyi huylu tm. Direk grafide klasik olarak ‘ hapishane parmaklığı görünümü’ vardır. Omurga tipik olarak normal boyuttadır ve genişlememiştir. İnatçı ağrı durumunda tedavi gözlem veya RT. Cerrahide kanama.

Eozinofilik Granülom: 10 yaş altı çocuklarda görülür. Tanı biyopsi ile konulur. Tanı konulduktan sonra immobilizasyon ve stabilizasyon önemlidir.

Torasik omurga daha sık tutulur. Progresif sırt ağrısı ile başvuru Vertebra plana omurgada düzleşme tipiktir. Daha çok lateral grafide görülür. Breysleme çocukarda progresif kifozu engellemek için endikedir.

Norolojik defisit durumunda düşük doz RT endikedir.

Dev hücreli tümör: 4.-5. Dekadda daha sık görülür. Omurga cismini genişletecek şekilde harab eder. Cerrahi eksizyon ve kemik greftlemesi genelde tavsiye edilen tedaviyi olusturur. Yüksek rekürrens görülmektedir.

Plazmositom/Multiple myelom: Osteopenik litik lezyonlara sebep olur. Ağrı, patolojik kırık ve osteoporoz sıktır. Tedavi RT

Kordoma: klasik olarak sakrum önü orta hatta yavaş büyüyen veya kafa kaidesinde litik lezyon olarak karşımıza çıkar. Bu tümör intraabdominal şikayetler ve bir presakral kitle ile tercih edilir. Rekürens yüksektir. Fakat cerrahide agresif girişim endikasyonu vardır. Tanı sonrası yaşam 10-15 yıl

Osteokondrom: nadir semptom versede osteokondrom en sık görülen primer selim keik tm. 90 servikal ve yukarı torasik omugada görülür. posterior elemanlardan köken alır. Tedavi eksizyon.

Primer maliğn lezyonlar: osteosarkom, Ewing sarkomu ve kondrosarkom omurgada nadirdir. Oluştukları zaman kötü prognozludurlar. KT ve RT tedavinin esaslarıdır. Agresif cerrahininide bir rolü olabilir.

Lenfoma: Fil dişi vertebra ile baş vuru. Sistemik hastalık ile birliktelik sıktır.tanı sonrası RT ve/veya KT tedavi esasıdır.

Omurga Tümörleri Tedavi Yöntemleri

Cerrahi olmayan tedavi yöntemleri: Cerrahi olmayan tedavi yöntemleri gözlem, kemoterapi ve radyasyon tedavileridir. Ciddi semptomlara neden olmayan ve agresif yayılımı olmayan iyi huylu tümörler sık aralıkla çekilecek görüntüleme yöntemleri (genellikle MRI) ile takip edilebilir. Ayrıca kötü huylu omrag primer tümörleri veya metasatzları kemo veya radyoterapiye hassas olabilir. Bu tip tümörlerde kemo veya radyoterapi ilk seçilecek tedavi yöntemleri olabilir.

Cerrahi olan tedavi yöntemleri: Omurganın kendisinden kaynaklanan primer maliğn tümörleri, tesbit edildiği anda genellikle cerrahi tedavi tercih edilir. Amaç, kötü huylu tümör hücrelerinin bir an önce ortamdan uzaklaştırılmasıdır. Primer kötü huylu veya metastatik tümörler ilerleyici nörolojik kayıba veya kısa sürede gayta-idrar kontrolünün kaybolmasına neden oluyor ise, yine cerrahi uygulanması gerekebilir. Cerrahi tedavi, tümörün omurga sağlamlığını aşırı derecede bozması ve bunun neden olduğu anormal omurga hareketi olan hastalarda da bozulan omurun sabitlenmesi için gerekebilir. Cerrahinin gerekli olabileceği bir diğer durum ise tümörün kemo veya radyoterapiye hassas olmaması ve bu tedavilere cevap vermemesi durumudur.